NOTLAR – II

GECE GEVEZELİĞİ

02:27, 25 Mart Çarşamba – Üsküdar

Gecenin sessizliğinde, loş sarı ışıkta kitap okumayı ne kadar özlemişim. Aklımdaki tüm şeytanları kovup elimdeki kitabın içine girdim.

Günlük okumayı sever misiniz bilmem ama ben bayılırım. Elimden gelse bu gece zamanda yolculuk yapar, Virginia Woolf’un tepesine dikilir, günlerini daha fazla yazmasını isterdim. Sonra matbaaya koşar, eksik sayfaları ilgili yerlere yerleştirirdim.

Virginia Woolf’un da Tomris Uyar’ın da günlüklerini okurken sanki “kadın” olmayı daha iyi kavrıyorum. Açıklaması zor ama yaşamak istediğim hayat biraz daha belirginleşiyor. Yormuyor…

Bir kapıyı açmışım da balkonum Samanyolu’na… ya da kumsala açılmış gibi. Zıt gibi görünse de aynı yumuşama.

Onları okurken kendimi de anlaşılmış sayıyorum. Umursamaz, yalın ve esnek biçimde kendi yaşamlarına bağlı kalışları bende de bir şeyleri sakinleştiriyor.

“… yazmak içimdeki lifleri canlandıracak, hissediyorum.”

Yorum bırakın

EVRENDE KÜÇÜK BİR NOKTA

Ben Mine. Bu blogun yazarıyım.
Hayatı küçük şeylerde buluyorum: mevsim geçişlerinde, kitaplarda, bitkilerde…
Bir yaz sofrasında, sabahın erken saatlerinde, gün batımlarında. İnsanda. Bir şarkıda. Sessizlikte. Değişimde.
Yazmak istiyorum. Ufak da olsa kendime ve başkalarına bir katkı sunmak. Günlük yaşamı, içimden geldiği gibi hissetmek ve yazmak.

Son Yazılar